Zaman Bilinci | Time Consciousness

Written by Hamdi Selman Cetin on . Posted in Hamdi Selman Cetin


- English will follow -

فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ   

نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ: الصِّحَةُ وَالْفَرَاغُ 

Muhterem Müslümanlar!

Zaman, Yüce Rabbimizin insanoğluna verdiği nimetlerin en başında yer alır. Yeryüzündeki birçok nimetin alternatifi mümkün iken, geçen zamanin geri getirilmesi mümkün değildir. Önemine binaen Kur’an-ı Kerim’de Asr, Duha, Leyl, Fecr, Cuma, Felak gibi bazı sureler zaman ifadelerine yeminle başlar. Yine pek çok ayette; dehr, karn, asr, sene, yaz-kış, ay, gece-gündüz, sabah-akşam, kuşluk vakti gibi vakitlerden söz edilir. Bazen “süresi elli bin yıl olan bir günden”(Meâric 70/ 4) bazen de “göz kırpması veya daha az bir zamandan”(Nahl, 16/77) bahsedilir.Yüce Rabbimiz öyle bir zamandan söz eder ki, o vakit insan henüz adı anılan bir varlık bile değildir.Yine Kur’an’da öyle bir saatten bahsedilir ki, kıyametin kopuşunun kastedildiği bu ânın ne zaman gerçekleşeceğini Allah’tan başka hiç kimse bilemez. İşte Cenâb-ı Hakk’ın bu iki zaman dilimi arasında insanoğluna verdiği kesintisiz nimetin adıdır zaman.           

Kıymetli mü`minler!

Yüce Rabbimiz, mükellef olan her insana düşünüp taşınacağı ve hakkı kabul edebileceği kadar bir ömür vermiştir. Âhiret gününde vaktimizi ne ile ve nasıl geçirdiğimiz hakkında özel bir sorguya muhatap olacağız. Bu hususta Yüce Mevla şöyle buyurur: “Ve onlar Cehennemde şöyle feryat ederler: "Ey Ulu Rabbimiz! Ne olur, çıkar bizi buradan! Dünyaya geri gönder de, daha önce yaptıklarımızdan farklı, güzel ve makbul işler yapalım!" Allah onlara şöyle cevap verir: "Biz size, düşünüp ibret alacak, gerçeği görecek kimsenin düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size peygamber de gelip uyardı. Öyleyse tadın azabı! Zalimlere hiç bir yardımcı yoktur!"Fâtır, 35/ 37 Bu nedenle, boyle bir duruma dusmemek için, bize emanet edilen zamanı iyi kullanmamız gerekir. Geçen her an, insanın ömrünü eksiltir ve ecelini yaklaştırır. Ne var ki, insan çoğu kez, geçen zamanı kazanç zanneder. Bunun için Peygamberimiz, erteleyenler (sonra yaparım diyenler) helâk oldu“ buyurarak  insanların bu aldanışına dikkat çekmiş ve zamanın kıymetini bilemediklerini ifade etmiştir.Hz. Ömer`in “ Dört şey geri dönmez; atılan ok, harcanan para, ele geçen fırsat ve geçen zaman.”, Hz. Ali’nin “ Vakitlerle yakutlar elde edilebilir, fakat yakutlarla vakitler elde edilemez.” İmam-ı Şafii`nin ‘‘Zaman kılıç gibidir, sen onu kesmezsen o seni keser‘‘“Vakit nakittir”  sozleri, bizlere zamanin ne kadar kiymetli oldugunu hatirlatmaktadir. 

Aziz Kardeşlerim!

Mu`min, "ibnü'l Vakt" olmayı amaçlayan insandir. ibnü'l Vakt",  Her an yeniden doğmak. Her ânı yeni doğmuş gibi yaşamak... Her an, yaratılış gayesini yeniden idrak etmek. Bir ânı gaflet içinde gecirmemek... Bir ânı, farkında olmaksızın yaşamamak... Vakti asla öldürmemek..Bir emanet gibi bilmek vakti. dolayısıyla bütün zamanlarda hakkıyla Müslüman olabilmek demektir. Şüphesiz, zamanı iyi değerlendirmek başlı başına bir disiplindir. Örneğin sabahleyin tedbirsizlikten kaynaklanan bir gecikme bütün günü; plânlı geçirilmeyen bir gün ise, haftanın hatta ayın ve yılın çalışma takvimini etkileyebilir. Medeniyetlerin gelişme şartlarını araştıran sosyologlar, ileri milletlerle geri milletler arasındaki en mühim farklardan birinin "zaman anlayışı" olduğunu müşahede etmişler, ileri ulkelerde zamana hâkim olmanın yollari araştırılıp, onun işlere göre dilimlendiğini, geri kalmış ülkelerde ise, zuhurata ve tesadüflere tâbi olmanın esas olduğunu tesbit etmişlerdir.

Muhterem Müslümanlar!

Zamana hâkim olma, onunla bütünleşme, onun her parçasını değerlendirme hususunda ilk emir bizlere, Yüce Beyan'dan Boş kaldın mı hemen başka işe koyul.(İnşirah/7) âyetiyle gelmektedir. Peygamberimiz (s.a.v.) de kıymeti bilinmeyen iki nimetin önemine dikkat çekmek üzere şöyle buyurmuştur:“İki nimet vardır ki, insanoğlu bunlarda hep aldanır: Sağlık ve boş vakit.”6 (Tirmizî, Zühd 1) Günümüzde pek çok kimse vakit yokluğundan şikayet eder. Kime sorsanız, zamanı pek dardır; oradan oraya koşuşturmaktan, en gerekli işlere dahi fırsat bulamamaktadır. Bir akraba ziyareti, birkaç sayfa kitap okuma hattâ çoluk-çocuguyla ilgilenme gibi en önemli işler bile, “vaktim yok” bahanesiyle ihmale uğrayıp gitmektedir. Eğer en lüzumlu işler için vakit bulamıyorsak, zamanımızın geri kalan kısmını bunlardan daha önemli işler için mi harcıyoruz? Bunun cevabını hep birlikte düşünüp, bir günlük hayatımızı baştan sona gözden geçirelim. Dünyamıza da âhiretimize de faydası olmayan şeylerin, günlük hayatımızda ne kadar yer işgal ettiğini göz önünde bulunduralım. Böylece her gün boşa akıp gittiğine şahit olduğumuz zamanımızı daha yararlı işlere ayırarak, neler kazanacağımızı ve hayatımızda nelerin değişeceğini hesaplayalım.Hutbemi Peygamberimiz’in konuyla ilgili bir hadis-i şerifiyle bitiriyorum: ‘‘Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin; ölüm gelmeden önce hayatın, hastalık gelmeden önce sağlığın, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin, ihtiyarlık gelmeden önce gençliğin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin.” (Buharî Rikak 3)

Reverend Muslims!

Time is one of the most important blessings our Lord's given to mankind. While many blessings on earth have possible alternatives, it is not possible to restore the time that has gone by wasted. Given the importance of time such Surah as Asr, Duha, Leyl, Fajr, Cuma, Felak in the Quran begin with an oath on various times. Similarly, in numerous verses, a reference is made to such concepts as dehr, karn, asr, year, summer-winter, month, night- day, morning- evening, and dawn. A reference is also made to “a day the measure of which is fifty thousand years” (Maarij, 70/4), “and the matter of the Hour is but as the twinkling of an eye” (Nahl, 16/77). Our Lord speaks of a period of time that has come upon man when he was not a thing spoken of.The Qur'an also mentions of an hour to make a reference to an apocalyptic moment, which only Allah knows when it will happen. It’s the name of this continues blessing called “time” that Allah Almighty has given to mankind.

Dear Believers!

Our Lord has given every human being a life to contemplate and accept the truth. On the judgment day, we will be interrogated as to how we spent our time in this world. In this regard,AllahAlmighty has said: “And they will cry for help therein, ‘O our Lord, take us out, we will do righteous works other than those we used to do.’ ‘Did We not give you a life long enoughso that he who would reflect could reflect therein? And there came unto you a Warner too. So taste you the punishment; for wrongdoers have no helper (Fatir,35/37). Therefore, in order to avoid such ordeal, we need to use the time entrusted to us wisely. With every passing moment, a human life diminishes and the demise gets closer. However, people often think of the time gone by wasted as earnings. For this reason, the Prophet said: procrastinators (Those who putt off doing things) are doomed, drawing our attention to this deception, and stating that such people do not know the value of time. Such proverbs as said by Hz. Omar: "Four things cannot be recovered; the arrow cast, the money spent, the opportunities missed, and the time wasted.”, by Hz. Ali : "Rubies can be obtained with time, but time cannot be obtained with rubies.” , and by Imam Shafi: 'Time is like a sword, if you do not cut it, it cuts you.”, and “time is money” remind us how precious time is.

Dear Brothers!

A believer is he who aims to be “a son of time”. “A son of time” means to be born again every moment, to live each moment like a newborn, to realize the goal of creation every moment, not tospendamomentin heedlessness, not to waste time, and to value time as a trust. Therefore; it means to be a Muslim at all times. Of course, to make use of time wisely is a discipline itself. For example, a delay caused by negligence in the morning may affect all day; a day not planned well may affect a week or even a month of the year and the work schedule. Sociologists who investigated civilizations observed that the most important difference between advanced nations and less-developed nations is the understanding of "time". While in advanced nations people explore ways to manage their time and schedule their work accordingly, in underdeveloped nations, however, people subject themselves to a chance.  

Reverend Muslims!

Allah (c.c.) commands us to make use of time wisely, integrate it into our lives, and value every bit of it, as expressed in the following verse “so when you are free, strive hard.” (Insirah 94/7). Our Prophet (saas) also draws our attention to the importance of two blessings: "There are two such blessings about which the majority of mankind is in deception: one is Health and the other is free time.” (Tirmizî, Zuhd 1). Nowadays, many people complain of the absence of time. Ask anyone, they will tell you that time is very tight; they need to rush here and there, and they have no time to do the required work. People neglect to visit a relative, or read even a few pages of a book, or take care of the most important tasks such as spending time with their families, saying they "do not have time". If we cannot find time for the important tasks, are we then spending the rest of our time for more important things? Let’s try to find an answer to this question, and review our daily life from the beginning to the end. Let’s consider the things that are not beneficial neither in this world nor in the Hereafter and review how they occupy our daily lives. Thus, let’s focus on the time that we witness every day to go by wasted and change our lives by dedicating our time to more useful tasks. I’d like to conclude my sermon with a hadith of the Prophet on the subject: The Prophet (pbuh) said: “Take benefit of five before five: your life before your death, your health before your sickness, your free-time before your preoccupation, your youth before your old age, and your wealth before your poverty.” (Buharî Rikak 3).


Sitede yayınlanan köşe yazılarından yazarları sorumludur.

Twitter Bubbles

No tweets found.